MWC Barselona’da elektrikli uçan otomobil öne çıkıyor

Fira Gran Via Fuar Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, Türkiye’den 32 şirket stant açtı. Fuarda Türkiye’nin milli katılımını İstanbul Ticaret Odası (İTO) organize ediyor.

MWC Barselona, 200 ülkeden cihaz imalatçıları, teknoloji sağlayıcıları, mobil operatörler, içerik sahipleri ve teknolojinin geleceğiyle ilgilenen profesyoneller için 2024’ün merakla beklenen teknoloji, iletişim ve ticaret etkinlikleri arasında yer alıyor.

MWC Barselona bu yıl da mobil teknolojilerinin fenomen yükselişine sahne oluyor. Fuarda 5G, bulut ağı (cloudnet), ileri yapay zeka (AI), her şeyin interneti (IoE), teknolojinin ufku (Tech Horizon) ve finans teknolojileri (Fintech) bölümleri bulunuyor.

Fuara kayan ekranlı konsept telefonlar, mixed reality (karma gerçeklik) gözlükleri ve NFC teknolojili akıllı yüzükler başta olmak üzere geleceğin ürünleri damgasını vuruyor.

Fuarda en fazla öne çıkan inovasyonlardan biri de Joby Aviation şirketi tarafından üretilen elektrikli dikey kalkış ve iniş uçağı oldu. Şirketin 5 koltuklu elektrikli hava taksisinin 2025 yılı içinde yolcu taşımaya başlayacağı öngörülüyor.

Bu yıl fuara giriş bileti fiyatı 966 avro

Fuarda geçen yıllarda olduğu gibi öne çıkan konulardan biri 5G teknolojisi oldu. 6G teknolojisi de şimdiden fuarın öne çıkan başlıklarından biri haline geliyor.

Apple’ın geçen haftalarda tanıttığı Vision Pro gözlüklerinin ardından diğer artırılmış gerçeklik gözlüklerinin de MWC’de ilgi odağı haline gelmesi bekleniyor.

Öte yandan MWC’nin popülaritesi bilet fiyatlarına da yansımış durumda. Teknoloji tutkunu ziyaretçiler için bu yıl fuara giriş bileti fiyatı 966 avro oldu. VIP biletlerin satış fiyatı ise 5 bin 388 avro olarak dikkati çekiyor.

MWC’ye bu yıl 95 bin teknolojiseverin katılması bekleniyor. Fuarı geçen yıl 88 bin kişi ziyaret etmişti.

“Hem üretim hem ihracatta teknolojiyi hakim kılmaktan öte bir seçeneğimiz yok”

Açılış öncesi açıklamalarda bulunan fuarın Türkiye milli katılımını gerçekleştiren İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “MWC Barselona, Türk şirketlerinin, girişimcilerin ve startupların önemli bir inovasyon gösteri alanı.” ifadesini kullandı.

Dünyanın marka değeri en yüksek 5 şirketinin tamamının teknoloji şirketi olduğuna işaret eden Avdagiç, “Dünyada ilk 10 şirketin 8’i doğrudan teknoloji firması. İlk sıradaki şirketin sadece marka değeri 517 milyar dolar. İlk 5’in marka değeri toplamı 1,5 trilyon dolar. İlk 100’e giren firmaların tamamı ya doğrudan ya da ikincil süreçte yüksek teknolojiye dayalı üretim yapan şirketlerden oluşuyor.” bilgisini verdi.

Avdagiç, Türkiye’nin dünyadaki rekabet yarışında bir yandan teknoloji üretmeye, bir yandan da ihraç etmeye ihtiyacı olduğunu kaydederek, “Hem üretim hem ihracatta teknolojiyi hakim kılmaktan öte bir seçeneğimiz yok. Bu nedenle de tüm yatırım kaynaklarımızı teknoloji odaklı şekilde kurgulamak ve kullanmak zorundayız.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yapay zeka, kısa süre içinde küresel ticaretin dengelerini yeniden dizayn edecek”

Avdagiç, yapay zeka uygulamalarının hayatın her alanına girmeye başladığını hatırlatarak, “Bu teknolojinin adı yapay ama çıktısı gerçek. Bu gerçeklik, kısa süre içinde tüm üretim süreçlerini yeniden şekillendirecek ve küresel ticaretin dengelerini yeniden dizayn edecek.” diye konuştu.

Türkiye’de orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam imalat sanayi ürünleri içindeki payının yüzde 40,3’e çıkmasının ve bu kategorideki ihracatın 100 milyar dolara yaklaşmasının memnuniyet verici olduğunu söyleyen Avdagiç, kalkınmanın artık yegane yolunun, yapay zekadan geçtiğinin unutmaması gerektiğini kaydetti.

Coğrafi konumunun küresel rekabette pek çok ülkeye kıyasla Türkiye’ye büyük avantajlar sağladığını belirten Avdagiç, sözlerine şöyle devam etti:

“Yolun henüz başındayız. Ancak teknoloji treni yolcularını almaya başladı bile. Ne pahasına olursa olsun, yatırım iklimini her bakımdan cazip hale getirerek, bu trene binmek zorundayız. Türk özel sektörünün dinamizminin, bu yolculukta ön sıralarda yer alabilecek güçte ve yapıda olduğuna inancımız tamdır. Kamu ve özel kesimin işbirliği ile orta ve uzun vadeli etkili, gerçekçi ve kararlı bir politikayla bunu başaracağımıza inanıyoruz.”

Avdagiç, İTO olarak SoftITO Yazılım-Bilişim Akademisi Projesi’ni başlattıklarını belirterek, bu merkezde Türkiye’nin yazılım ihracatı stratejisine destek olmak amacıyla kritik kurumlar için nitelikli ve güvenilir profesyoneller yetiştirdiklerini hatırlattı.

Şekib Avdagiç, İTO’nun girişimciliğin desteklenmesi amacıyla kurduğu Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) ile İTO’nun kurucularından olduğu Teknopark İstanbul’daki endüstri uzmanlarının da küresel rekabette güçlü şekilde yarıştıklarını ifade etti.

Fuar, 29 Şubat Perşembe gününe kadar açık kalacak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir